x

Evin Reisi Çocuklar !

Evin Reisi Çocuklar

 

Bizim zamanımızda pedagoji falan yoktu. Evde yaramazlık yapılınca çimdirilir, okulda yapınca cetvelle sıra dayağından geçirilirdik. Misafirliğe gidince ev sahibi “Bir dilim daha kek yer misin?” diye sorunca annemizin gözünün içine bakardık, göz kapaklarını hafiften kapatırsa teşekkür edip alır, kaşlarını hafiften yukarı kaldırırsa teşekkür edip almazdık.

Okulda saçımızın örgüsü üç boğum değil de iki boğumsa disipline yollanır, saçımızı değil açık bırakmak renkli toka bile

takamazdık. Resim yapacaksak gök mavi, çimen yeşil olacaktı. Çimeni kırmızı boyayınca kimse bize “Ay ne yaratıcı” filan demez direkt gerizekalı sanılırdık.

 

Sonra biz büyüdük. Evlat sahibi olduk. Arada geçen 30 yılda Türkiye pedagojiyi keşfetti. Değil çocuk çimdirmek kaşını çatmak bile tü kaka oldu. İyi de oldu. Ama biz arada kaldık.

 

evin reisi çocuklar

 

Şimdi evlerin tek reisi var. Çocuklar!

 

Öncelik hep onların. Çoğumuz spora gidemiyoruz, çünkü bütçe yok, vakit yok vs. Ama hepimiz çocuklarımızı yağmura çamura, trafiğe aldırmadan haftada en az iki kez ya spora götürüyoruz ya dans kursuna.

 

Çoğumuz konsere gidemiyoruz, çünkü bütçe yok, vakit yok vs. Ama çocuklarımız bir enstrüman çalsın diye çırpınıyoruz, kurs aldırmadık diye eksikleniyoruz. Bu yazıyı okuyan anne babaların yüzde 80’inin son izlediği filmin an itibarıyla Kayıp Balık Dori olduğuna eminim. En son ne zaman kendiniz için sinemaya gittiğinizi hatırlamadığınızdan emin olduğum gibi…

 

“Aman çocuklarımız kötü etkilenmesin” diye evde haber seyretmiyoruz. “İyi örnek olalım” diye pizzanın yanında kola değil ayran içiyoruz. Hele sigara tiryakileri için durum daha da fena. Yıllarca anne babalarından kaçıp sigara içtiler, şimdi çocuklarından gizleniyorlar.

 

Kendimizi hiçledik, çocuklarımızın hayatını yaşıyoruz. Oysa arada bir biz de bizi mutlu eden şeyleri yapmaya gayret etsek, kendimiz için sinemaya gitsek, arkadaşlarımızla buluşsak, anne baba olmadan önce kim olduğumuzu unutmasak daha doğru örnek olmaz mıyız? Mutsuz bir annedense mutlu bir anne daha mutlu etmez mi evladını?

 

Evet çocuklarımız çok değerli. Onları çok seviyoruz. Ama biz de değerliyiz.

 

Dedim ya, arada kaldık diye… Pedagoji çocukluğumuzda yokluğuyla bizi ezdi, yetişkinliğimizdeyse çokluğuyla bizi eziyor. Bu işin bir dengesi olması lazım.

 

En önemlisi çocuklarımızı severken kendimizi sevmeyi unutmamalıyız.

 

Melike İlgün [Konuk Yazar] Melike İlgün - Yazar, Eğitmen

www.melikeilgun.net

 facebook'ta takip et     Twitter'da Takip Et